cinsel sağlık,cinsel sağlık rehberi,cinsellik sağlık,cinsellik,sağlıklı cinsellik,cinsel pozisyonlar,Cancer, Kanser, AIDS, aids, cinsellik, sağlık, cinsel sağlık, Hepatit-b,cinsel sağlık

Cinsellik Sağlık

Cinsellik Güzeldir, Ama Sağlıklı Cinsellik Daha Güzeldir..

Kadın Erkek Cinsel Sorunları Cinsellik Sırları

Eki-13-2008 By admin

    Reklam

    Reklam

Sağlıklı cinsel birliktelik, hem özel hem de sosyal yaşamın uyumlu biçimde sürdürülmesinde etkili rol oynuyor.
- Toplumsal baskılar ve tabular nedeniyle cinsel problemleri olan kişiler zamanında hekime başvurmuyor. NTV’nin Sağlık Raporu programına konuk olan İstanbul Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, kadın ve erkeklerdeki cinsel sorunlar konusunda bilgiler verdi.CİNSEL SORUNLARLA İLGİLİ BİLİNÇ DÜZEYİÇiftler, ya da kadın ve erkekler cinsel fonksiyon bozukluklarını herhangi hastalık olarak görüp, hekime başvurmalarının çok önemli olduğuna değinen Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, cinsel sorunlarla ilgili bilinç düzeyi konusunda şunları söyledi: “Cinsel fonkisyon bozukluğunu ülkemizde hangi oranda rastlanıyor. Bu konuda bu çalışma var, Türk Androloji Derneği olarak. 40 yaş üzerindeki erkeklerde cinsel fonksiyon bozukluğu oranının yüzde 70’e kadar çıktığını tespit ettik. Bunu üçe ayırdık, hafif, orta, ağır olarak… Ağır derecede cinsel fonksiyon bozukluğundan yakınanlar doktora mutlaka başvuruyorlar. Çünkü bunların cinsel hayatını sürdürmesi için yardım almaları gerekiyor. Ama ikinci grup hafif ve orta derecede olan gruptaki insanları halen doktor yardımı alması söz konusu değil. Bu grupta sıkıntı şu.. Bu insanlar cinsel sorunları olduğunun farkında değil. Farkında olsalar bile belki de tedavi edilebileceğini bilmiyorlar. O yüzden biz Türk Andoloji Derneği olarak bu sene ciddi duyuru yapmayı planlıyoruz. Ve cinsel fonksiyon bozukluğunun erkeklerde hafif ve orta da olsa şekilde tedavi edileceğini halka duyuracağız.”
Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, şöyle devam etti: “Kadınlarda ise Türkiye’de henüz çalışma yok. Ama dünyadaki rakamlar kadın cinsel fonkisyon bozukluğunun erkekten çok fazla gözüktüğü yönünde. Örneğin ortalama rakam vermek gerekirse, erkekte cinsel fonksiyon bozukluğu oranı yüzde 31 iken kadında yüzde 43 oranında rastlanıyor. Demek ki kadının cinselliği, cinsellik fizyolojisi çok komplike olduğu için bu ince ayar kadında erkekten çok çabuk bozuluyor. Dernek olarak yine kadında cinsel fonksiyon bozukluğunun yüzdesini saptamak üzere projemiz var.”

KADIN CİNSELLİĞİNİN FİZYOLOJİSİ
Cinselliğin fizyolojisiyle ilgili araştırmalar son yıllarda arttı. Bugüne kadar hep erkek cinselliği konuşuldu ve tartışıldı. Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, kadın cinselliğinin fizyolojisini değerlendirerek, erkeklerle benzeşen ve farklı olan noktalara değindi: “Kadın cinselliği üzerine çok az şey biliyoruz. En azından fizyoloji üzerine çok az şey biliyoruz. Ve bu konuda son iki-üç yıldır ciddi araştırma var. Bu araştırmayı da genelde ürologlar yürütüyorlar. Ürologlar son 20 yılda erkek cinselliği konusunda bayağı yol aldılar. Ve erkek cinsel fonksiyon bozukluğu, sertleşme sorunu, artık ciddi şekilde tedavi edilmeye başlandı. Ürologlar 20 yıl erkekleri tedavi ettikten sonra dönüp baktılar, kadınlar ne durumda diye. Aslında kadınla ilgilenmesi gereken disiplinlerin bu konuda fazla araştırma yapmadıkları ortaya çıktı. Laboratuvarda ilk önce ürologlar, deneklerdeki cinsi değiştirdiler. erkek tavşanla yaptığı çalışmayı kadın tavşana aktardılar. Ve kadın tavşandaki bulgulara baktılar. Sonra klinik çalışmalar başladı. Ve kadınla erkek arasında ciddi örtüşme olduğu ortaya çıktı. Şöyle bakarsak organlara, erkekte penis var, kadında klitoris var, küçük penis. Kadında overler var, yumurtalık dediğimiz. Erkekte testisler var. Bu organların çalışması ciddi şekilde birbirine benziyor.”
Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, konuyla ilgili olarak şöyle devam etti: “Cinsel faza baktığımız zaman dört ayırıyoruz. İstek fazı, uyarılma fazı, orgazm fazı, sonra rahatlama fazı. Bu dört faz, erkekte ve kadında tamamen örtüşüyor. İstek duyması gerekiyor, erkek ve kadın için geçerli, uyarılma olması gerekiyor. Uyarılma sırasında erkekte sertleşme oluyor. Kadında uyarılma sırasında yine sertleşme oluyor fakat bu sertleşme klitoriste oluyor. Kadında uyarılma sırasında vajinada kayganlık oluşuyor. Ve genital organlar dışında meme uçlarında sertleşme oluşuyor. Kadında ve erkekte vücudun değişik bölgelerinde takım kızarıklıklara rastlıyoruz. , kadındaki ve erkekteki mekanizma tamamen örtüşüyor. Orgazm sırasında erkekte boşalma oluyor. Kadında boşalma yok. Bu konuda henüz konsensüs yok. Acaba kadında orgazm sırasında erkekteki meniye benzer sıvı geliyor mu sorusu cevaplandırılmadı. Bu konu lehine ve aleyhine takım yayınlar var. Bu konuda araştırmalar sürüyor. Demek ki orgazm fazı da aslında kadın ve erkekte benziyor. Yalnız cinsel ilişkide birden fazla orgazm yaşayabiliyor. Orgazm süresi biraz uzun kadında. Erkekte 5-15 saniye iken kadında 20 saniye kadar sürebiliyor. Ve birden fazla orgazm yaşıyor. Orgazm sonrası mutluluk duygusu kadında ve erkekte aynı. Çünkü bunu sağlayan hormon seratonin ve orgazmdan sonra bu mutluluk hormonu salgılayarak her iki cinste de bu cinselliği mutlu şekilde anımsamasını sağlıyor.”

CİNSEL İSTEKSİZLİK
Cinsel isteksizlik konusunda ise Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, şunları söyledi: “Cinsel isteksizliği ikiye ayırmak lazım. Biri psikolojik sebepleri, iki organik sebepleri. Cinsel isteği sağlayan hormon kadında ve erkekte aynı, testesteron, erkeklik hormonu. Hem erkekte cinsel isteği yönlendiriyor. Kadında da erkeklik hormonu cinsel isteği yönlendiriyor. O yüzden testesteron düzeyine bakmakta yarar olabilir. Onun dışında psikolojik takım sebepleri olabilir. Çocukluğunda yaşadığı takım deneyimler. Cinsellikten tiksinme. takım psikolojik sebepleri olabilir. Biz böyle hastaya ilk önce hormon testleri yapıyoruz. Ondan sonra eğer hormon testleri düşükse, bu hastayı 6-8 hafta tedaviyle cinsel isteğini arttırmak mümkün olabilir. Eğer organik temeli yoksa, o zaman bu kişinin psikiyatrlar tarafından sebebe yönelik tedaviyle değerlendirilmesi uygun olur.”

İLAÇLARIN YAN ETKİLERİ İLE SERTLEŞME SORUNU
Depresyonda veya panik atakta kullanılan ilaçların kısmının cinsel fonksiyon bozukluğuna, sertleşme sorununa yolaçabileceğini belirten Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, konu ile ilgili olarak şunları söyledi: “İlaç değiştirilebilir. Eğer mutlaka bu ilaçta sebat etmek gerekiyorsa o zaman yardım alınabilir. Nasıl yardım alabilir. takım oral ilaçlar var, ağızdan alınan ilaçlar. Bu ilaçlar, cinsel ilişkiden buçuk saat önce alınırsa, cinsel fonksiyon bozukluğu restore edilebilir. panik atağa geçinceye yardım almasında yarar var. Veya eğer psikiyatrı uygun görürse aldığı psikotik veya ilaçlar değiştirilmesi uygun olabilir.”

KADINLARDA GÖRÜLEN CİNSEL FONKSİYON BOZUKLUKLARI
Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, kadınlarda en sık görülen cinsel fonksiyon bozukluklarını şöyle açıkladı: “Kadında cinsel fonksiyon bozukluğunu dört safhaya ayırmak mümkün. İstek bozukluğu, uyarılma bozukluğu, orgazm bozukluğu ve ağrı bozukluğu… En sık gördüğümüz istek bozukluğu… Kadınlar, hayatlarının döneminde şekilde cinsel isteksizlik yaşıyorlar. İkinci sırada uyarılma bozukluğu geliyor. Üçüncü sırada orgazm bozukluğu var. Orgazm konusu enteresan. Orgazm konusunda çok az şey biliyoruz. Kadınların yüzde 10’u, Türkiye rakamları değil, orgazmı hiç bilmiyorlar. Yüzde 25’inde ise cinsel fonksiyon bozukluğu olan kadınların yüzde 25’inde ise orgazm sorunu oluşuyor. , cinsel fonksiyon bozukluğu olan kadınların yüzde 10’unun orgazmı hiç bilmemesi son derece enteresan. Geriye kalan yüzde 15’inde de şekilde orgazm sorunuyla karşılaşılıyor. Üçüncü sırada ağrı bozuklukları… İlişkiden önce, ilişki sırasında veya ilişkiden sonra olabilir. çok sebepleri var. Bu sebeplerini araştırıp, ortaya konulmasında yarar var.”
Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, konuyla ilgili olarak şöyle devam etti: “Dediğiniz gibi kadınlar ikinci planda gibi ama bu konuda uğraşırken gördüğüm osmanlı minyatürü beni son derece heyecanlandırdı ve kadınların bu konuda erkeklerden çok fazla dirayetli olduğu, sorunlar için doktora başvuracakları izlenimini uyandırdı bende. O minyatürde, kadın cinsel fonksiyon bozukluğu olan erkeğini kadıya şikayet ediyor. Ve elinde suni penis var. , kadınlar aslında cinsellik konusunda Osmanlı imparatorluğundan beri geride değiller. Cinselliği hak olarak görüyorlar. Ve yaşamak istiyorlar. Yalnız belki tabu olarak kabul edilmesi sonucunda baskı var. Ama dediğim o minyatür kadınlar aslında cinsel hayata son derece önem verdiklerini, erkeğin cinsel hayatı sağlayamazsa, takım suni araçlarla kendilerini tatmin ettiklerini, için hukuki yollara bile başvuracaklarının göstergesi. Dediğim gibi kadınlar konusunda beni son derece heyecanlandırdı.”

CİNSEL UYUŞMAZLIK
Eşi ile cinsel olarak uyuşmadığını belirten çiftlerle ilgili olarak ise Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, şu açıklamayı yaptı: “Cinsellik kişi tarafından yaşanan hadise değil. iki kişi tarafından yaşandığı için cinsel ilişkinin sonucunda her iki taraf ta şekilde doyuma ulaşmalı. Tabi ki tüm cinsel ilişkilerde bu geçerli değil. Tüm cinsel ilişkilerin hepsinde doyuma ulaşmak söz konusu olamaz. Ama sonuçta genel olarak cinsel ilişkiden her iki taraf da aylar içinde yıllar içinde tatmin olmalı. Eğer sorun varsa eşinde, o zaman bu sorunun üstesinden gelinebileceğinin bilinmesi ve üroloğa başvurmasında yarar olduğu düşünüyorum.”

ORGAZM SORUNU OLAN KADINLAR
Orgazm problemi olan kadınlarla ilgili olarak Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, şu açıklamaları yaptı: “Kadında orgazm sorunu için kere o cinsel fazların tam olarak gerçekleşmesi lazım. , istek olmalı, uyarılma olmalı ve orgazm olmalı. Orgazm bozukluğu olan kadınlarda şunlar değerlendirilebilir. kere uyarılma fazı normaldir. , sertleşme, vajina kayganlığı, meme uçlarının sertleşmesi normaldir. Eğer normal değilse bu faza müdahale edilebilir. Genellikle bu hastalarda uyarılma fazında takım sorunlar çıkıyor. Orgazm için ise şunlar yapılabilir. İlişkiden önce takım ilaçlar alınabilir. , erkekler için kullanılan ilaçlar var. İlişkiden buçuk saat önce alınan ilaç, erkeklerde sertleşmeyi sağladığını biliyoruz. Kadında genital sistem, erkekler gibi çalıştığına göre kadında da 1.5 saat önce alınan ilaç, kadın orgazmını kolaylaştırabilir. Ayrıca başka cihazımız var. Vakum cihazı diyoruz. El kadar küçük negatif basınç yaratan cihaz. Kitorise belirli süre uygulanıyor. Belli protokollerle… Erkeklere de vakum cinsi var. Tabi ki kadında kullandığımız vakum cihazı, basınç yaratan cihaz biraz narin ve hassas. Belli protokollerle bu sorun çözülebilir. Cinsel fonksiyon bozukluğuyla uğraşan merkeze başvurmasında yarar var. Ama bu merkezin bu hastamıza çağdaş, yeni yöntemleri de sunması önemli.

KADINLAR İÇİN TEDAVİ
Cinsel sorunlar nedeniyle kliniğe ulaşan kadınlar için uygulanan yöntemi Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, şöyle açıkladı: “Türkiye’de, aslında dünya da aynı şekilde düşünüyor. Kadınlar, kadınlara karşı sorunlarını rahat aktarıyorlar. Ürologlar, kadın cinsel fonksiyon bozukluğuyla uğraşmaya başladılar. Ürologların çoğu da erkek. Hatta Türkiye’de hiç kadın ürolog yok. O yüzden sürü model geliştirdik. Kadınların bulunduğu ortamda, kadınlardan cinsel öyküyü almak. Bu konuda uzman hemşire yetiştirdik. Uzman hemşire bizim bulunduğumuz ortamda kadınla konuşup, ondan ilk öyküyü alıyor. sonra biz müdahale ediyoruz cinsel öyküye. Ve kadınlar bu modelde son derece rahatlar. dediğim gibi osmanlıdan beri aslında cinsel hakkını arayan kadın, bu modelde son derece rahat ve Türkiye’de bu modelin öncü olacağını düşünüyoru. Yurt dışında ürologların çalışması şöyle: Onlar da kadının kadına sorunlarını rahat aktardığının bilincindeler. O nedenle kadın ürologlar istihdam ediyorlar. Ama ülkemizde kadın ürolog olmadığı için biz uzman hemşire tanımıyla cinsel öyküyü alıyoruz.”
Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, konuyla ilgili olarak şöyle devam etti: “ takım testler var. Cinsel öyküden sonra fizik muayene gerekiyor. Örneğin kadında yeni hastalık tipi tarif edildi. Klitorisin aynı peniste olduğu gibi klitorisi saran kılıfın, derinin yeteri kadar genişleyememesi ve cinsel uyarılma fazında klitorisin bu deriden yeteri kadar dolmaması söz konusu. O fizik muayeneyi yapıyoruz. Ondan sonra kadının duyusal sistemini kontrol ediyoruz. Sonra, kadının genital yollarının, damarlarının haritasını çıkarıyoruz. Ondan sonra vajinanın basınç ve hacmini ölçmek mümkün. Bütün bunların hepsinde tabi ki uzman hemşire yeralıyor. En azından test sırasında orada mutlaka bulunuyor.”

ERKEKLERDE GÖRÜLEN CİNSEL SORUNLAR
Erkeklerde en sık görülen cinsel sorunlar hakkında ise Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, şunları söyledi: “Erkekte cinsel fonksiyon bozukluğunda en fazla karşılaşılan sorun sertleşme sorunu. Erkeklerin enteresan şekildeyüzde 95’i orgazm oluyor. , onlarda orgazm sorunu yok. Hatta bu yüzde 95’in üstünde de olabilir. O yüzden sık gözüken sorun sertleşme sorunu ve erken boşalma… Erken boşalmaya yüzde 40-50 oranında rastlıyoruz. Sertleşme sorununda 40 yaş üzerinde yüzde 70’e kadar çıkıyor. Erkeklerde yaklaşımımız ilk önce değerlendirmek. Değerlendirmede iki şeye dikkat ediyoruz. Sorun psikolojik mi organik mi? Psikolojik ise tedavi edilebilir mi? Organ ise mutlak olarak tedavi edilebilir. Bu sorunun cevabını aramak için takım testler yapıyoruz. Sonra tedaviye geçiyoruz.”

DİABET
Diabetin kontrol, süresinin çok önemli ve diabetin çok organı etkilediğini belirten Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, “penisi de etkiliyor” diyerek devam etti: “Penisin damarını etkiliyor, sinirini etkiliyor, düz kasını etkiliyor. Bizim 1994 yılında yaptığımız çalışma var. Cinsel fonksiyon bozukluğu olmayan diabetik erkeklerde cinsel fonksiyonlara baktık. , bu erkeklerde cinsel fonksiyon bozukluğu yok. Herhangi şekilde doktora başvurmamışlar. Diabetiklerde cinsel fonksiyona baktık. Ve klinik öncesi dediğimiz takım bulgular elde ettik. Klinik öncesi patolojik bulgular. , bu diabetik grup çok önemli…Diabetik grupta biliyoruz ki, sertleşme sorunu yüzde 75’e kadar çıkıyor. İşte bu diabetik grup aynen diğer organlarını kontrol ettirir gibi, gözlerini, böbreklerini, mutlaka üroloğa başvurup, bu kontrol üzerinde kalmalılar. , penisin diabetikten etkileneceği bilinmesi. Penisin takım testleri yapılması ve gerekirse klinik öncesi cinsel fonksiyon bozukluğu ortaya çıkmadan bu tedavi edilebilmeli. Bu konuda İtalyan arkadaşımızın protokolü var. Biz de bu protokolü uyguluyoruz. Penisi mümkün olduğu kadar çalıştırmak. , işleyen demir ışıldar meselesiyle antrenman yaptırıyoruz penise. Ve gece antrenmaları ve cinsel ilişki sırasında cinsel tekniği de geliştirerek penisin sürekli olarak çalışması söz konusu. Ve bu hastalar sonra cinsel fonksiyon bozukluğuyla karşılaşmıyorlar.”

ERKEN BOŞALMA
Erken boşalma sorunu ile ilgili olarak Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, şu açıklamaları yaptı: “Türkiye’deki erken boşalma oranını bilmiyoruz ama Güney Amerika’da yapılan çalışmada yüzde 40-50 arasında erken boşalma oranı. Erken boşalmaya gelişimsel biyoloji içinde bakarsak, aslında erken boşalma avantaj. Mesela kurt sürüsü düşünün. Bu kurt sürüsünde dişi kurtlar var, erkek kurtlar var. Erkek kurt, kısa sürede menisini dişi kurta aktarıp, bu cinsel ilişkiyi çok kısa tutmak zorunda. Erken boşalma doğada avantaj. İnsanda ise cinsel hayatın başlamasıyla erken boşalma dezavantaj haline geçiyor. Belki 50 bin yıl sonra erkeklerde erken boşalma sorunu olmayacak. Biz bu aşamada nasıl yardımcı olabiliriz, erken boşalma sorunu olan hastalara. İkiye ayırıyoruz boşalmaya. penisi hassas olan erkekler, penisi heyecanlı olan erkekler. Penisi hassas olan erkeklerde penis hassasiyetini giderici, peniste heyecanlı olan erkeklerde de heyecanını giderici ilaçlar vermek mümkün. Ayrıca seks teknikleri yine cinsel terapilerle erken boşalmayı önlemek mümkün.”

ANATOMİK BOZUKLUKLAR
Anatomik bozukluklar, şekil bozuklukları konusunun aslında son derece fazla merak edilen konu olduğuna değinen Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, şöyle devam etti: “Birincisi, penis boyutu tam olarak ne olmalı? Penisteki takım şekil bozukluklarının cinsel fonksiyon etkisi ne? 9 cm.lik penis cinsel fonksiyon için yeterli. 9 cm hatta 7 cm altındaki penislere küçük penis diyoruz. Bu yüzden erken genç erkeklerin penis boyutuyla fazla ilgilenmemelerinde yarar var. Şöyle yanlış mit var. Penis boyutuyla yaşanılan hazzın arasında doğru orantı var. Bu doğru değil. Penisin boyutu genişliğiyle, yaşanan hazzın arasında hem erkekte hem kadında doğru orantı yok. O yüzden penisin boyutlarından ziyade penisin fonksiyonu önemli. İyi fonksiyon eden yeterli boydaki penis cinsel ilişkide her iki tarafı da tatmin edebilir. İkincisi penisteki bozuklukları ikiye ayırıyoruz. Birincisi doğuştan karşılaşılan bozukluklar. İkincisi 50-55 yaşlarında ortaya çıkan peröni hastalığı. Peröni hastalığı konusunda Amerika’da yapılan çalışmada yüzde 1 oranında bulunmuş. Bu peröni hastalığı, peniste şekilde bozukluğu, elektron sırasında ağrı, peniste ele gelen kitle ve cinsel fonksiyon bozukluğuyla karşımıza çıkıyor. Dediğim gibi Amerika’da oranı yüzde 1-2 arasında. Fakat İtalyanlar çalışma yaptılar. Peröni hastalığı oranını yüzde 7 buldular. , Amerika’dan İtalya’ya gelinceye kadar oran 7 kat arttı. Peröni hastalığının sebebinde biraz vahşi seks dediğimiz sorun yatıyor. , cinsel ilişkiyi biraz sert yaşayan erkeklerde, peniste küçük küçük travmalar oluşuyor. Ve ona bağlı olarak penisin içinde kanamalar oluşuyor ve penis şekilde o bölge taşlaşıyor, taşlaşma olduğu tarafa doğru dönüyor. Türkiye’deki oranını bilmiyoruz ama İtalya’da yüzde 7 olduğuna göre bu oran, genelde Türkler Akdeniz ülkesi ve İtalyanla da biraz olsa da benzerler. O yüzden bu civarda olduğunu düşünüyorum. Bu grupta eğilim derecesi önemli. 40 derecenin üzerindeki eğrilikleri cerrahi olarak tedavi ediyoruz. Ve tedavi protokolümüz, bacaktan aldığımız damarı eğrilik bölgesine yamayarak, eğriliği ortadan kaldırmak.”

HEKİME BAŞVURMA SÜRESİ
Kadın ve erkekler için değerlendirme yapan Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, hekime başvurma zamanı ile ilgili bilgiler verdi: “Aslında Dünya Sağlık Örgütü’nün ve cinsel fonksiyon bozukluğuyla uğraşan derneklerin şeyi son derece açık. Altı aylık süreyle cinsel fonksiyon bozukluğu yaşayanlar, doktora başvurmalılar. Hatta bu süreyi iki aya kadar düşürme eğilimi var. , iki aylık sürekli sebat eden cinsel fonksiyon bozukluğu yaşanıyorsa, mutlaka hekime başvurulmalı ve tedavi seçeneklerinin geniş yelpazede olduğu bilinmeli. Ve tıbbın hastanın emrine sunduğu bu tedavi seçeneklerinden mutlaka yararlanılmalı.”

472 Kere Okundu

BU YAZIYA YORUM EKLE