Cancer, Kanser, AIDS, aids, cinsellik, sağlık, cinsel sağlık, Hepatit-b

Cinsellik Sağlık

Cinsellik Güzeldir, Ama Sağlıklı Cinsellik Daha Güzeldir..

Dr. Ziya Özel Zakkum Çiçeği Ve Kanser Hakkında Bir Röpertaj

Eki-31-2008 By admin

‘Şarlatan’ dediler, tıp tarihine geçti!

Zakkumun kanseri tedavi ettiğini söyledi durdu.

Ürettiği formülün patentini ’den aldı. kimse inanmadı.İşte başarı hikayesi… , kansere karşı zakkumdan geliştirdiği tedavi yöntemi ile ortaya çıktı. Türkiye’de tıp çevreleri demediğini bırakmadı. O şimdi ’de dünya tıp tarihine geçti.

’in adını çoğumuz kez bundan 20 yıl önce duyduk. 1988’de katıldığı televizyon programı kansere zakkumla çare bulduğunu anlatmıştı. 1962’de Muğla’da tanıştığı bitkiyi incelemeye başlayan Özel o yıllarda kendi deyimiyle ‘Türkiye’yi dünyanın en zengin ülkelerinden biri yapacak olan buluş’a imza attığına inanmıştı. Çünkü Özel bitkinin üzerindeki etkilerini keşfetmişti.Ne olduysa da Özel’in bilgileri tıp dünyasının hizmetine sunmak istemesiyle oldu. Onun için ‘Şarlatan’ ve ‘Haddini bilmez’ diyorlardı. Adı artık tedavisinin esasını oluşturan bitkiyle birlikte ‘zakkumcu ’ olarak anılır olmuştu. Çalışmaları uluslararası düzeyde bilinir hale gelse ’de ilaç üzerine çalışmalar başlasa da Türkiye’de hak ettiği itibarı bulamadığını söylüyor. Tüm şadıklarını yakı yayımlanacak kitapta toplayan Özel ‘Tek derdim ilacı yaparak Türk insanını korumaktı. Tek başıma kadar başarabildim. Artık hasta bakmıyorum’ diyor.

- Neden başka bitkiyi değil de zakkumu incelemeye başladınız?

- Ben cerrahım. 1962’de Muğla Hastanesi’ne tayin oldum. günlerimde civar köyleri geziyordum. Oralarda köylülerin kanseri olan yerlerine yapraklarını koyduklarını gördüm. Hıfzıssıhha’da araştırma yaptım ve Fransızca gördüm, içinde şöyle cümle vardı: ‘Olaender bitkisinin () terkibi araştırılsa ilaç hazinesi olduğu görülür.’ Acaba bundan ilaç nasıl yapılır diye araştırmaya başladım. O sırada bana kanseri hasta başvurdu. Kadını ışın tedavisine gönderdim ancak gitmedi. Zakkumun usaresinden pomat hazırladım, yaraları iyileşti. Sonra araştırmaya başladım.

Tarihi: 28 Nisan 2008

‘SEN KİM OLUYORSUN’ DEDİLER- Hiç istemiyordum akın akın hasta geliyordu. dönemin Tarım Bakanı İlyas Karagöz’ün yakını son umut olarak bana geldi. Midesini açtım hemen kapattım çünkü her yerini sarmıştı. Eczacılık ve ziraat fakültelerinde okuyan iki oğlu vardı, onlara babalarının çok kısa ömrü kaldığını anlattım. onlar yaptığım çalışmayı babalarına uygulamam için ısrar ettiler. Epey iyileşme oldu uzunca süre hastadan haber alamadım. Aradan çuk sene geçti, adam geldi ve ‘Ben mide kanseri olan hastayım’ dedi. Adam sapasağlamdı. Doğru yolda olduğumuzu anladım.

- çalışmaları meslektaşlarınızla ne zaman paylaştınız?

- Bütün hastaları, vakaları topladım ve 1973’te Tıp Günleri Toplantısı Kongresi’nde anlattım. ‘Elimde kansere iyi geldiğini tespit ettiğim bitkisel ekstre var. , bugüne kadar kullanılan ilaçlarına benzemiyor. Ne saç döküyor, ne kan değerlerini düşürüyor. Hiç yan tesiri yok’ dedim. kez kanserde bağışıklık sisteminin altını ben çizdim. ertesi gün kıyamet koptu. ‘Sen kim oluyorsun?’ dediler.

- Sonra ne oldu?

- Türkiye’ şartlar böyle bilginin kabul görmesini engelledi. İlk televizyona çıkışım zaten öyle oldu. yaptığım sunumu haberlerde yayınladılar. hakaretlerden sonra yine de çalışmalarıma devam ettim. 1988’de haber programa çıkardılar. Birkaç gün sonra da üç saatlik açıkoturuma çıktım. ‘Söylediğinizin hiç geçerliliği yok’ dediler.

RAPORU AÇIKLAYAMADIK- kişilerden biri o dönem Türk Tabipler Birliği ikinci başkanıydı. ‘Zakkumun üzerinde hiç etkisi yok. Buna ait Hacettepe Tıp Fakültesi’nde Dinçer Fırat’ın araştırması var’ dedi. Ben ‘Dinçer Fırat literatürden bulduğu bilgilerle TÜBİTAK’a rapor verdi. Benim çalışmamla alakası yok’ dedim. ‘Bilim adamı yalan söylemez’ dedi. Televizyon programı şahıslardan biri ‘Bağışıklık sistemine etki eder demek önemli iddia. Kim bilir hangi uydurma laboratuardan raporu aldınız? Sandoz, Roche önemli şirketlerden alsanız öper de başıma koyarım’ dedi. Programda dönemin Sağlık Bakanı Bülent Akarcalı da vardı.

Akarcalı’nın çantası da Sandoz’un bizim ilaç üzerine yaptığı araştırmanın raporu vardı. Ancak üzerinde gizlilik damgası bulunuyordu. Dolayısıyla açıklayamadık. süre sonra gazete Sandoz’un raporunu yayımladı. Sonra gazeteciler hekime gidip ‘Sandoz araştırmayı yaparsa öpüp başıma koyarım demiştiniz’ dediler. kez o ‘Sandoz’a ben kırmızıbiberi yollasam içinde iki tane immün sistemini etkileyen madde vardır diye rapor verir. Onların yaptığı çalışmaya güvenmiyorum’ dedi.

Formülü evinin mutfağı üretti patentini ’den aldı

- Zakkumla ilgili yurtdışındaki çalışmalar nasıl başladı?

- ilacın dünya önüne çıkması için aşılması gereken çok merhaleler vardı. Bunlar benim maddi gücümün çok ötesinde şeyler. Mesela patent konusunu Türkiye’de bilen yok. Patent için ’ye başvurduk. Eğer yararı ve kullanılabilirliği ispat edilmezse ’den patent alamazsınız. Bizim patentimiz altı yılda çıktı.

Oğlum başvuruyu 1986’da yaptı. Patent için yaptığım çalışmayı bilimsel dergide yayımlatmamız gerekiyordu. Daha bilgileri bırakır bırakmaz dergiden arayıp oğluma ‘Kansere ilaç bulmuş olamazsınız. Böyle şey olsa Türkiye köşeyi döner. Böyle çalışmaya önce devletiniz sahip çıkar. Siz doğru söylemiyorsunuz’ demişler.

karşısı çok müşkül durumda kaldık. ’de yayımlanan yazarını hiç tanımadığım kitapta Bitkisel Ajanların Kansere Etkisi başlığı altı zakkumu anlatıyor ve bizim ilacımız olan Anvirzel’den şöyle bahsediyor: ‘25 yıl önce Türk doktor Özel zakkumdan toksik olmayan Anvirzel’i elde etti. Özel kendi ülkesinde kabul görmedi. Çalışmak için evinin mutfağını kullanma mecburiyetinde kaldı. 1992’de ’den patent aldı. 494 hastasını tıp kongrelerinde takdim etti.’

İlacın sahtesini üreten Honduras köşeyi döndü

- Türkiye’de hala çalışmalarınıza ilgi gösterilmiyor mu?

- Dünya tıp literatürüne ismim geçti. Türkiye hala ilgisiz. Memphis’ Danny Thomas Araştırma Merkezi benim formülümü incelerken Türkiye’den Sağlık Bakanlığı oraya ‘ adam sahtekar’ diye yazı gönderdi. 1996’ araştırma kesildi. Bulduğum formülden üretilen Anvirzel adlı ilaç İrlanda’da kullanılıyor. İrlanda beni davet etti, oradaki doktorları yetiştirdim. Honduras’ta ilacın sahtesi yapılıp satılıyor, köşeyi döndüler. İrlanda Tıp Birliği’ şeref üyesi oldum. Türkiye’de mesleğinin 50. yılını dolduran hekimlere verilen Türk Tabipler Birliği plaketini bana layık görmediler.

- çalışmalar ne durumda?

- İlacın patentini aldık. Faz I denemeleri tamamlandı. faz II için anlaşacak hastane ve onun imkanlarını karşılayacak şirket bulunması için çalışmalar devam ediyor.

İlacımla olan kardeşimi de ve kendimi de tedavi ettim

Türkiye’de olduğu dünyanın her tarafı ilacının bulunmasını engelleyecek karşı teşebbüsler olacağını hesap edebilirsiniz. Kemoterapi sektörü trilyon dolarların döndüğü piyasa.

Kız kardeşim tiroit kanseri oldu, teşhisini ben koydum. Ameliyatını ben yaptım. Şu anda hiç şikayeti yok. Ben de oldum. Yüzümde ben çıktı. Kanserli olabileceğinden şüphelendim. Aldırdıktan sonraki tahlilde kanseri çıktı. Dört çuk ay kendime iğne yaptım ve iyileştim.

Şu anda televizyonlarda yalan yanlış o kadar çok şey söyleniyor ki bitkilerle ilgili. Türkiye’ duruma üzülüyorum. Kanserli hasta artıyor. Beyin tümörlerinde artış var, bunu cep telefonlarına bağlıyorum.

Çok sayıda hastam oldu. onlar da seslerini çıkarmadı.

O kadar çok hasta iyileştirdim ki sayısını hatırlamıyorum

- Yılmadınız mı hiç uğraşmaktan?

- suali beni gören herkes sorar. Fakat hastanızı iyileşmiş sapasağlam görünce size mücadele etmek için yeniden güç geliyor. Size ölüm halinde hastalar geliyor ve siz kendi gözlerinizle onların iyi olduğunu görüyorsunuz. Ondan sonra mücadeleyi nasıl bırakacaktım ki… artık hasta kabul etmiyorum.

kişi tek başına Türkiye’ye yetmez. Binlerce kanserli hasta var. Tedavi ettiğim kişilerin sayısını hiç bilmiyorum. İyileştiğinden haberim olmayan onlarca hasta var. Bazen tesadüfen öğreniyorum. yazdım, şu anda yayınevleriyle görüşme halindeyim, yakın zamanda yayımlanacak. Şimdilik adı ve Gerçeği. Kitapta bütün hayatımı ve şadığım her şeyi yazdım.

- Bundan sonrası için beklentiniz nedir?

- Gönül ister ki kuruluş bunu sahiplenip, piyasaya çıkaracak hale getirsin. Dünya ne yapıyor en azından bunu incelesinler. Honduras’ta ilacın etkileri ne olmuş, İrlanda’da Hepatit C tedavisinde ilaçtan nasıl netice almışlar. baksınlar. Benden kadar; yoruldum ve bıraktım. Günün birinde ilaçlar yurt dışından ithal edilecek. Eğer daha evvel harekete geçebilseydik Türkiye’ kimseye borcu kalmazdı.

Star Pazar

46 yıl zakkumun kanseri tedavi ettiğini söyledi durdu. Ürettiği formülün patentini ’den aldı. kimse inanmadı. 81 şındaki Özel, ilaç üretme çalışmalarının ’da sürdürüldüğünü söylüyor. kendisi öyle yılmış ki ‘Artık ne hasta bakmak ne de mücadele etmek istiyorum’ diyor.

434 Kere Okundu
  1. Hüseyin gemici Said,

    Sayın Özel, insanlığa fayadalı bir buluş yapmış birisi, insanlığı sömürmeyi ve sadece kendi menfaatlerini put yapmış ve ona tapanları elbette çok rahatsız edecektir. Bu insan görüntülü insanlıktan nasibi olmayanlar sadece dr. ziya özele mi karşılar? Hayır. Onlar, menfaalerine havadaki sinek zarar verse onu dahi yok etmeyi hayat prensibi edinmiş insanlıktan ,hayır ve iyilikten nasipsiz menfaat putperestleridir.Sayın Özel üzülme, Dünyaya gelmiş insanlığa hizmet dava etmiş başta peygamberler olmak üzere tüm hayır sever insanlar kim olursa olsun bu menfaat putperestlerince taşlanmıştır.Senin doğru olduğuna yüzlerce binlerce şahit varsa üzülme,her şeyin ortaya döküldüğü hesap gününde bir insanın dahi ölümüne sebep olan veya şifa bulmasını engelleyip ölümüne vesile olan onu öldürmüş gibidir.Bu menfaat putperestleri değil bir insan mlyonlarcasına sebep olmuşlarsa binlerce cinayet işlemiş kişler olarak bir tek cinayet için 30 yıl yatsa milyonlarca cinayet için milyonlarca yıl hapis dünya kanunu ile bile mahkum olacaklardır.O zalimlerin hakkından ancak onların yaratıcısı gelir.

BU YAZIYA YORUM EKLE